Ekonomi Manşet logo
İstanbul|
19°
Anasayfa
Gündem

Bakan Şimşek: Dış şoklara rağmen programı rayında tuttuk

Bakan Şimşek, "Programın hedefi finansal piyasalarda istikrarsızlığa engel olmak, bunu sağladık. Şimdi dezenflasyonun başlaması ve dayanıklılığın güçlendirmesi evresine geçtik" dedi ve konuşmasının devamında dış şoklara rağmen programın rayında tutulduğunu söyledi.

Bakan Şimşek: Dış şoklara rağmen programı rayında tuttuk

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, A Haber yayınında ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulunuyor.


Bakan Şimşek'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:


Küresel enflasyonda düşüş sürüyor. Küresel ticaretin yavaşlaması olumsuz bir trend. Dünya nüfusu yaşlanıyor bu avantaja çevrilmeli.


Savunma sanayinde ilk 10'a girebiliriz


Türkiye savunma sanayisinde çok büyük bir avantaja sahip. Muhtemelen savunma sanayinde bu sene ilk 10'a girecek.


Bu konuda en fazla yatırım yapmış ülkelerden biri Türkiye.


Dış şoklara rağmen programı rayında tuttuk


Programın hedefi finansal piyasalarda istikrarsızlığa engel olmak, bunu sağladık, şimdi dezenflasyonun başlaması ve dayanıklılığın güçlendirmesi evresine geçtik.


Dış şoklara rağmen programı rayında tuttuk.


Bütçe açığı enflasyonisttir, dezenflasyonist değildir


Enflasyonun yıl sonunda %30'un altına inmesini bekliyoruz. Dünyadaki başarılı uygulamalarda enflasyon ile mücadele 3,4 yıl alıyor, biz daha ikinci evresindeyiz, daha 3.yılına bile girmedik, bu programdaki gidişat uluslararası başarılı uygulamalara paraleldir.


Türkiye 90 milyar doları deprem bölgesinin yeniden inşası ve vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının giderilmesi için harcadı. Bütçe açığı enflasyonisttir, dezenflasyonist değildir, bu açıkları piyasada borçla yöneterek enflasyonun rayından çıkmasını engelledik.


Enflasyonda yüzde 20'nin altını hedefliyoruz


Manşet enflasyonu, geçen yıl ağustosta yaklaşık yüzde 50 üzerindeydi, bu sene yüzde 33 civarında, manşet rakam detayları yansıtmıyor, temel mal enflasyonu yüzde 20 altına düştü.


Gıdada yüzde 30'un altına inen enflasyon kuraklık, don, bölgede savaş, Trump'ın ticaret savaşlarıyla yeniden yükseldi. Hizmet enflasyonu kira ve eğitim gibi bazı kalemlerden dolayı yüksek.


Bütün bunlara rağmen manşet enflasyonun yüzde 30'un altına düşeceğine inanıyoruz, yüzde 20'nin altını hedefliyoruz.


Aslında enflasyonda hissedilebilir bir düşüş içerisindeyiz. Fiyatların, etiketlerin eskisi kadar yenilenmediğini herkes biliyor.


Başımıza şoklar gelmeseydi belki CDS 200'ün altındaydı


Program hiçbir zaman bir düzlükte gitmez, inişleri-çıkışları olacak programın, şoklara karşı önemli olan verdiğimiz tepkidir.


Şokların yaşandığı dönemde verdiğimiz tepki doğruydu ki enflasyon düşmeye devam etti, CDS'ler düştü. Başımıza bu sorunlar gelmeseydi belki 200 puanın altındaydık.


Enflasyon düşüyor, düşüş devam edecek, bu konuda kararlıyız. Tabii ki kolay değil ama asıl olan kararlılık ve devamlılıktır.


Bütçe açığı hedefimiz bu sene iddialıydı


Deprem ile birlikte 2023'te bütçe açığımız yüzde 5 üzerine çıktı, bu yüksek rakam, tedbir aldık, almasaydık daha yüksek olacaktı, yüzde 4,7 civarına indirdik.


Bu sene hedefimiz iddialıydı yüzde 3,1, büyük ihtimalle yüzde 3,6 ile bitireceğiz.


Harcamalarda hedeflerin altındayız, harcamalara izin vermedik, disiplin var, ama gelir bizim kontrolümüzde değil. Dolayısıyla gelir ayağında enflasyon muhasebesi uygulaması, büyümenin seviyesi ve kompozisyonu bizi etkiledi, ama sapma çok sınırlı.


Program öncesi 10 yıllık dönemde ortalama sapma yüzde 9,1, geçen sene 100 TL'lik bütçe karşılığı 96,7 TL harcadık, yüzde 3,3 aşağı yönlü baskıladık, bu sene de en az yüzde 1'in üzerinde aşağıda kalacağız.


Faizin payını 2026 sonrası dönemde indirmeye başlayacağız


Tabii ki faiz giderleri nominal olarak artıyor, çünkü ülkede enflasyon var, burada önemli olan faiz harcamalarının milli gelire oranına ya da vergi gelirine bakacağız.


Program öncesi 20 yılda faiz harcamalarının milli gelire oranı yüzde 4'ken, program dönemi yüzde 3 civarına gelmiş, bu uzun vadeli ortalamanın altında, ama program öncesi 2022'nin üzerinde, nedeni 90 milyar doları deprem harcamaları için harcadık, borçlandık.


Faiz harcamalarında bir artış var, ana sebebi deprem nedeniyle büyük açık vermemiz, bunu borçlanmamız, bunu kontrol altına aldık, faizin payını 2026 sonrası dönemde indirmeye başlayacağız.


Cari açığı endişe kaynağı olmaktan çıkardık


Cari açık Türkiye'nin önemli dengesizliklerinden biri, Ak Parti dönemine bakıldığında cari açığın milli gelire oranı yüzde 3,7, altın hariç yüzde 3,2'dir. Geçen yıl altın hariç cari fazla verdik, net altın ithalatı dahil yüzde 0,8, yani yüzde 1 altında açık verdi. Bu sene hedef yüzde 2'nin altında yüzde 1,5 civarında açık ile kapatacağız.


Cari açığı endişe kaynağı olmaktan çıkardık, önümüzdeki üç yıl altın hariç yüzde 0,5 altında olacak.


Dış finansmana erişiminde ve rezerv yeterliliğinde sorun yok


Dış finansmana erişimde sorun yok, 100 dolar ödediklerinde 163 dolar bulabiliyorlar. İhtiyaçtan yüzde 63 daha fazla kaynak buluyor.


Türkiye'nin şu anda ne dış finansmana erişiminde ne de rezerv yeterliliğinde sorun var. Rezerv yeterliliğinde program öncesinde Türkiye yüzde 0,7'yken, program sonrasında yüzde 1,15'e çıktı.

Yorumlar

0 yorum

Yorum bırak

Yorumunuzu bizimle paylaşın.

Yorumlar yayına alınmadan önce kontrol edilir.

Henüz yorum yok.