CHP'nin yeni normalleşme planı: Neden gündemde, neler yapılacak?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “siyasette normalleşme” çağrısı, partinin oy tabanını genişletmeye yönelik yeni stratejisinin işareti olarak değerlendiriliyor. CHP kulislerine göre hedef, kutuplaşmayı azaltarak AK Parti’nin oy oranını yüzde 30’un altına çekmek ve cumhurbaşkanlığı seçiminde farklı toplumsal kesimlerden destek almak
İlgili Etiketler

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, 2 Ocak'ta memleketi Manisa'nın Saruhanlı ilçesinde partili belediye başkanlarına yaptığı bir çağrı, "siyasette normalleşme" tartışmalarını bir kez daha gündeme taşıdı.
Özgür Özel bu konuşmasında "AK Parti ve MHP'li başkanları, yöneticileri davet etsinler. Davet edildiğimiz her yere gideceğiz. Artık bu kutuplaşmadan, bu birbirini şeytanlaştıran gergin iklimden, ülkenin çıkması lazım" demişti.
Özel, 11 Ocak'ta partisinin Denizli mitinginde yaptığı konuşmada da benzer bir çağrıyı yineledi.
Geçen hafta boyunca milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve il başkanları ile arka arkaya toplantılar yapan Özel, yeni normalleşmeyi, liderler veya partiler arası diyalog değil, seçmenle kurulan ilişki biçimiyle, "tabanla normalleşme" olarak tarif etti.
BBC Türkçe'den Ayşe Sayın'a CHP kulislerinden yansıyan bilgilere göre Özel'in "yeni normalleşme" arayışının altında, partisinin oy tabanını genişletme hesabı yatıyor.
31 Mart 2024'te yapılan yerel seçimlerde CHP, yüzde 37,7 oy oranıyla 47 yıl sonra Türkiye'de birinci parti olmuştu.
CHP'nin yaptırdığı kamuoyu araştırmalarına göre parti bu oy oranını koruyor.
Özel geçen hafta düzenlediği basına kapalı toplantılarda, partisinin oy oranını yüzde 38 olarak açıkladı.
Bu oy oranıyla Meclis'te güçlü bir temsil yakalayabileceklerini söyleyen Özel, bununla birlikte aynı oranın cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmaya yetmeyeceğine dikkat çekti.
CHP lideri, cumhurbaşkanlığı seçimini kazanabilmek için farklı toplumsal ve siyasal kesimlerden oy almak gerektiğini vurguladı.
"Gerginlik CHP'yi büyütüyor ama AKP'yi düşürmüyor"
CHP, hemen her eyleminin ve kararının partiye desteği artırıp artırmadığını kamuoyu araştırmalarıyla ölçtürüyor.
Parti kulislerinden yansıyan bilgilere göre, Özel'in başlattığı yeni normalleşme adımının altında da bu araştırmaların sonuçları yatıyor.
CHP kurmaylarına göre, siyasette gerilimin yükseldiği ve kutuplaşmanın arttığı dönemlerde, seçmen kendi mahallesine çekiliyor ve oy geçişkenliği neredeyse sıfırlanıyor.
CHP oy oranını korumasına ve hatta bir miktar artırmasına karşın, geçmişte iktidardaki AK Parti'ye oy veren kararsız seçmen, kutuplaşmanın arttığı dönemlerde yeniden partisine dönüyor.
Hedef, AK Parti'yi yüzde 30'un altına itmek
CHP kurmaylarına göre, AK Parti hala birçok kamuoyu araştırmasında yüzde 30 bandında seyrediyor. Partinin oyları artsa bile, gerginlik ve kutuplaşma ortamında AK Parti'nin oyları CHP'nin istediği düzeye gerilemiyor, hatta bazı dönemlerde yükseliyor.
CHP'de, AK Parti'nin oy oranının yüzde 27-28 bandına çekilmesi durumunda iktidarın tüm siyasi stratejisini gözden geçirmek zorunda kalacağı düşünülüyor.
Bu eşik aşıldığında, iktidarın hem siyaset hem de hukuki alanda savunma pozisyonuna geçeceği, mevcut davalar ve yargı süreçlerinde de yeni bir iklimin oluşabileceği değerlendiriliyor.
Bazı CHP kurmayları, siyasette normalleşmenin de ancak böyle sağlanabileceğini savunuyor:
"AKP'nin oyunun düşmesini sağlamak iktidarı normalleşmeye zorlamaktır. AKP, yüzde 30'un altına düştüğünde, 27-28 bandına gerilediğinde, gerilimden beslenen siyaset stratejisi de değiştirmek zorunda kalabilir. Böyle bir tablodan biz de hukuki kazanımlar sağlayabiliriz. Örneğin şu an yürüyen siyasi davalarda farklı sonuçlar da ortaya çıkabilir."
CHP tabanını nasıl genişletmeyi planlıyor?
CHP; 2024 yerel seçimlerinde kurumsal ittifak yerine "tabanda ittifak" söylemini benimsemişti.
Cumhurbaşkanlığı seçimi ise siyasi parti ittifaklarını büyük ölçüde zorunlu kılıyor.
CHP kurmaylarını, ittifak konusunun seçim sürecine girildiğinde konuşulabileceğini ancak partinin seçmen tabanını genişletme stratejisinin milliyetçi veya muhafazakar kimlikleri partiye katmak üzerinden değil "ortak sorunlar" üzerinden kurulacağını söylüyor.
Kurmaylara göre CHP, yeni dönemde siyasette ekonomi, hayat pahalılığı, gelir adaletsizliği ve ülkenin büyüme sorunlarını temel başlıklar olarak öne çıkaracak.
CHP'de, "politika başkanlıkları" olarak yapılandırılan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi'nin bu süreçte önemli rol oynayacağı ifade ediyor.
Bir CHP kurmayı, partisinin bu konudaki yaklaşımını şöyle anlatıyor:
"Muhafazakar seçmeni alıp getirip CHP'ye oy verdirmek kolay değil. Ama kendi içimizden o dile, o hayata uygun aktörleri ön plana çıkarırsak, o zaman seçmen oy verebilir."
"Kürt seçmenle mesafe" iddiaları
İmralı'ya giden Meclis bünyesinde kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu heyetine üye vermemesi ve komisyon raporunda somut bir süreç yasasına yer vermemesi nedeniyle, CHP'nin Kürt seçmenlerin oylarını kaybedeceği yönünde yorumlar yapılmıştı.
CHP yönetimi, bu yorumların doğru olmadığı görüşünde.
Partide, İmralı ziyareti sonrası yapılan kamuoyu araştırmalarında partinin oy oranının düşmediği hatta bazı araştırmalarda yükseliş trendinin sürdüğü belirtiliyor.
CHP kulislerinde, seçmen davranışını İmralı tartışmasından çok, gündelik hayatı etkileyen olayların şekillendirdiği görüşü hâkim.
Bazı parti yöneticilerine göre, Fenerbahçe Başkanı Sadetttin Saran'ın gözaltına alınması, seçmen davranışını İmralı ziyaretinden çok daha fazla etkiliyor.
CHP lideri Özgür Özel, geçen hafta bir araya geldiği Doğu ve Güneydoğu bölgelerinden kanaat önderlerine, partisinin Kürt sorununa bakışını ve çözüm önerilerini anlatmıştı.
Özel, CHP'nin İmralı'ya gitmeme kararının gerekçelerini de anlattığı görüşmede, "Kürt sorunu ile demokratikleşmenin eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini" söylemişti.
CHP'nin kamuoyu araştırmalarında öne çıkan başlıklar
CHP'nin yaptırdığı kamuoyu araştırmalarına göre, partiye en fazla oy verenlerin başında ilk kez sandık başına giden genç seçmenler var.
Partiye en az oy veren grup ise 35-45 yaş aralığındaki, ağırlıklı olarak kamu sektöründe çalışan kesimler.
CHP kurmaylarına göre bu grubun ekonomik krizi görece daha az hissetmesi ve düzenli gelir sahibi olması, iktidara yönelik tepkisinin sınırlı kalmasına yol açıyor.
Partiye hayatının hiçbir döneminde oy vermemiş yüzde 13'lük kesim içinde ise ev kadınları başı çekiyor.
CHP kurmayları, özellikle kadın ve orta yaş grubundaki çalışan kesimlere dönük stratejilerin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi üzerinden planlanacağını söylüyor.
İlgili Etiketler
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
